Cennet Gülüne (...'s profileAlemlerin Efendisine (s....PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog

    November 16

    EL-MEDED

     
     
     
    Ey cemál-i núr-i cesm-i evliyá
    El-Meded ey ma´den-i núr-i Hudá
    Hák-i páy-i tatiyá-yi asfiyá
    El-Meded ey má´den-i núr-i Hudá
     
     
         Kimse sensiz bulamaz Hakk´a vusúl
    Feyz-i lütfunla olur merd-i kabúl
    "Rahmeten li´l álemin"sin yá Resúl
    El-Meded ey má´den-i núr-i Hudá
     
     
    Eyledim bí-had cürm ile cérim
    Oldum eshás-i hevá ile nedím
    Eyle isyánim sefáat yá Kerím
    El-Meded ey má´den-i núr-i Hudá
     
     
    Ey kere-kán-i Resúl-i Kibriyá
    Kemterindir bu Selímí pür-hatá
    Dergehinden ilticá eyler atá
    El-Meded ey má´den-i núr-i Hudá
     
     
     
    Yavuz Sultan Selim
     
     
    El-Meded: Imdat   
     
    Cemál-i núr-i cesm-i evliyá: Evliyanin gözünün nurunun güzelligi
     
    Ma´den-i núr-i Hudá: Cenab-i Hakk´in nurunun menba´i
     
    Hudá: Allahü Te´ala
     
    Hák-i páy-i: Ayaginin tozu
     
    Tútiyá-yi asfiyá: Sofilerin sürmesi
     
    Vusúl: Ulasmak, erismek
     
    Rahmeten li´l alemin: Alemlere rahmet olarak gönderilmis olan
     
    Bí-hadd Sinirsiz
     
    Cürüm ile cerim: suclu
     
    Eshás-i hevá: Nefsine uyan sahislar
     
    Nedím: Sohbet arkadasi
     
    Kerem-kán: Cömertlik kaynagi
     
    Kemter:itibarsiz, pek asagi
     
    Pür-hatá: Hata dolu
     
    Dergeh: Kapi
     
    Iltica: istemek
     
    Atá: ihsan
     
     
     
     
    November 21

    Beş Vakte Çağrı

    Sabah Namazı Vakit seher...

    Ufukta günün kızıl çiçegi açmak üzere. Vaktin rahmine sabahın nutfesi düştü az önce. Gecenin toprağında saklı ışıktan tohumlar başlarını uzatıyor.
    Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yokluğun karanlığında yitiktin. Unutulmuşluk toprağına gömülü bir tohumdun. Kimsenin adını bilmediği, hatırını saymadığı bir yetimdin.
    Hatırla ki, unutulmuşluğun toprağında Rabbin seni unutmadı. Rabbin seni sahipsiz de bırakmadı. Rabbin seni yokluk gecesinden varlığın ufkuna eriştirdi. Taze bir bahar gibi gün yüzüne çikardi bedenini. Ete kemiğe bürüdü ruhunu. Gülden tebessümler giydirdi yüzüne.
    Şimdi seher vakti. Göz kapaklarının ardından kaç. Gafletin gecesinden uyan. Aç gözlerini sehere. Aç kalbini Rabbine. Uyan. Uyan, yan ve an seni hiç unutmayan Rabbini. Güneş ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel. Herkes unutsa bile seni unutmayan Rabbini herkesin O’nu unuttuğu anda ananlardan ol. Haydi kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin[asm].

    Şimdi sabah! Şimdi sabah namazı vakti...
    Ögle Namazı Vakit ögle. Gün ortası. Dünya telaşindasın. İşler yoğun. Yarım kalmış ne kadar iş var! Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey. Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak. Ne kadar çok vazgeçilmezin var! Ne kadar vazgeçilmezsin!
    Oysa dünya seni pek umursamıyor. Sessizce akıp gitmede sonsuz uzayda.. Telaşlarına inat uzakta bir kelebek yavaş yavaş kozasından çikmada. Ötelerde bir insan son nefesini vermekte sessizce.. Bir bebek ilk kez gülümsemekte annesine...

    Vakit ögle...
    O kadar gürültü var ki ortalıkta.. Kalbinin sesini duyamıyorsun bile. Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin. Telaşların arasından sıyrıl, ruhuna yer ayır. Ebedî sükûnete hazırla kendini. Kalbini sonsuzluğa bitiştir. Alnını secdeye değdir. Şimdi ögle namazı vakti!

    İkindi Namazı Vakit ikindi.
    Gün ihtiyarladı. Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Zaman ırmağı ikindinin çaglayanindan dökülüyor şimdi. Ayrılığı söylüyor hece hece. Hüzün renkli bulutlar sardı göğü. Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale doğru akıyor ışıklar.
    Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor. Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlıyorsun. Öbür kıyısındasın artık hayat nehrinin. Bundan sonra vaadi yok sana zamanın. Yokuş aşağı akıyor kalbin.
    Vakit ikindi. Kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları. Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşi. Zamanın hükmü ağırlaşiyor üzerinde. Gün daha kısa geliyor artık. ''Yemin olsun ki ikindi vaktine. Hüsrandadır insan.'' Şimdi anlıyorsun. Çünkü, yokuş aşağı akıyorsun. Dalından kopuyorsun. Hoyrat bir rüzgâr artık zaman. Geriye kalan ancak iman.
    Şimdi ikindi vakti. Secdeye koy alnını. Eğil Zamanın Sahibinin önünde. O’na konuş; dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece hece.

    Akşam Namazı Vakit akşam.
    Gün ölmek üzere. Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden. Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın. Kara kefenini giyiniyor gün. Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor.
    Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün. Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek. Senin de kıyametin kopacak.
    Şimdi akşam. Ölmeden önce bil ölecegini ki, yaşatıldığını farkedesin. Herkesin senden uzaklaşacağı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşip Rabbine yanaşasın. Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.. Herkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacak. Hatırını yalnız O bilecek. Sen de O’nu an şimdi. Şimdi akşam namazı vakti...

    Yatsı Namazı Vakit Yatsı.
    Gün çoktan öldü. Güneş ışıklarını topladı. Gece hükmediyor âleme. Güneşin saltanatı bitti. Işiklar tükendi ufuklarda. Renkler ellerini çekti eşyadan. Gül soldu, gün soldu. Göğe yöneldi gözler.
    Hatırla ki, Sen de unutuşun kara gecesine yuvarlanacaksın. Bir adın kalacak geriye. Bir mezar taşin hatırlayacak belki Seni. Belki o da unutacak.

    Şimdi gece... Sabaha çok var. Işik uzaklarda. Yokluğun gecesinde, adın bile unutulmuşken, kimden meded umarsın sor kendine? Kim Sana hayat vermişse, kurumuş kemikleri toplayıp dirilten de O elbette.
    Söyle kendine. Söyle kendine ki, çoklarinin Seni unuttuğu bu gece, Sen de herkesin unut, O’nu hatırla. Söyle kendine ki, çoklarinin ışıklara kanıp sahte renklerin kuyularına daldığı bu gece, Rabbini an, Rabbine kan, Rabbine uyan.
    Şimdi yatsı zamanı vakti.

    Senai Demirci

    En serefli Misafir (sav)

    Eger bigün Peygamber(s.a.v) ziyaretimize gelse, yanlizca bikaç günlügüne aniden çalsa kapimizi,
    Dogrusu merak ediyorum neler yapacagimizi.

    Ama biliyorum böylesi serefli bir misafire evimizin en güzel odasini açacagimizi,
    Yemeklerimizin en iyisini sunacagimizi.
    Ve inandirmaya çalisacagimizi, O'nu evimizde görmekten dolayi duydugumuz hazzi.

    Ama söyleyin bana; Peygamberi (sav) evinize dogru gelirken görünce O'nu kapidami karsilayacaksiniz?

    Yoksa O'nu içeri davet etmeden önce o sabah aldiginiz gazeteleri ve dergileri çabucak toplayip,
    Kanepenin altina mi atacaksiniz?
    Peki açik mi birakacaksiniz pembe dizi oynayan televizyonunuzu?

    Kimbilir belki de agzimizdan hiç çikmamis olmasini dilerdik,
    Gün içinde ediverdigimiz bir sürü yalanin ve hakaretin.

    Peki ya kasetlerimizi, hizli müziklerimizi, yeni çikan starlarin son albümlerini de ortaliktan kaldiracakmiyiz bi çirpida?
    Belki de onlarin yerine yillardir raflarda boynu bükük bekleyen kitaplarimizdan serpistirecegiz ortaliga

    Peki hemen evimize girmesine izin verecek miyiz?
    Yoksa 'nolur bi dakika' diye yalvararak kapýda,
    Hangisini kaldirayim, neyi yok edeyim, nasil gizliyeyim diye kosturacak miyiz evimizin içinde binbir telasla???

    Merak ediyorum....

    Eger Peygamber(s.a.v) bikaç günlügüne bizimle birlikte yasasa;
    Yapmaya devam eder miyiz herzaman yaptigimiz isleri?

    Mesela götürebilecek miyiz yanimizda her gittigimiz mekana O'nu da?
    Tanistirmaktan onur duyacak miyiz en yakin arkadaslarimizla?

    söyle diyelim yada;

    O gelince bikaç günlügüne deðiþmeli mi planlarimiz ve hayatimiz?

    simdi söyleyelim birbirimize açik yüreklilikle;

    Kalmasini ister miyiz hayatimizin sonuna kadar bizimle?
    Yoksa rahat bi nefes mi aliriz ziyareti bitipte çabucak gidiverdiginde?
    Gerçekten bilmek ilginç olabilir degil mi??

    Eðer bigün Peygamber (sav) aniden ziyaretimize gelse yapacaginiz seyleri...



    Gölzerimiz yolarda, Ey Sevgili dön artik
    Ne olur vuslat ne zaman
    Buram buram gül tütüyor
    Teninin kokusu
    Ey Sevgili dön dön dön artik

    November 08

    Nasihat

    Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyorki:
     
    "Dünyada tipki bir garip, hatta bir yolcu gibi ol. Vatanindan, aile ocagindan ayri düsmüs bir garibin akli fikri hep yurdunda ve sevdiklerinde olur. Sen de bu dünyada kendini bir garip say ve asil yurdun olan ahireti düsün! Bitip tükenmeyen nimetlerle dolu, o cicekleri, solmayan diyari düsün! Hatta kendini garip saymak da yeterli degil, zira yurdundan, yuvasindan ayri düsen adam, bir süre kalacagi gurbet diyarina gönül baglayabilir. dünyaya gönül baglamak dogru degil, kendini yolcu say! Uzun bur sefere cikan akli, fikri varacagi menzilde olan bir yolcu gibi davran! Zira böyle bir yolcu, ugradigi yerlerdeki güzelliklere gönül baglayip kalmaz. Asacagi sarp daglari, gececegi engin vadileri ve oralarda kendisine bekleyen tehlikeleri hatirlayip ürperir. Hic bir yerde durmadan yoluna devam eder. Iste sen böyle bir yolcu oldugunu düsün!
     
    Bir de sunu unutma: vatana döndügün zaman seni sevenler eline bakacaklar. Bakalim bize ne getirdi, diyecekler. Bu gercegi düsünerek vatana yani ahiret yurduna eli bos dönmemeye bak!
    November 07

    Gönüller Sultanina (sav) bir gönül asigindan

    MEDİNE'NİN GÜLÜ

    M.Fethullah Gülen

    And
    ım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi,
    Hayalin gönlümün tepelerinde gezindi;
    Bu bir serap olsa da hafakanlar
    ım dindi..
    And
    ım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi.

    Ke
    şke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam,
    Ruhlar gibi yükselip de ufkunda dola
    şsam;
    Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
    Ke
    şke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam.

    Anlad
    ım vaslına ermek için artık çok geç,
    Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek;
    İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek..
    Anlad
    ım vaslına ermek için artık çok geç...

    Kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken ad
    ından,
    Ne olur Sana ula
    şmam için kanadından;
    Bana bir tüy ver pervaz edeyim hep ard
    ından..
    Kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken ad
    ından

    Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül;
    Gel a
    ğlayan gözlerimin içine gül!.
    Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül!

    Mecnûn gibi arkanda ko
    şan kulun olayım,
    Bir kor saç içime ocaklar gibi yanay
    ım;

    o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
    Vaktidir

    Nasihatlar

    ONCA MAZLUMUN GÖNÜLDEN KOPAN AHLARI
    ELBET INDIRIR BIR GÜN TEPENIZDEN LANETULLAHI

    (M.Akif Ersoy)

    Anladim isi, Sanat Allah'i aramakmis;Marifet bu, gerisi yalniz çelik-çomakmis.(N.F.Kisakürek)

    Ey insan..! Edep nedir diye arar, sorarsan eger; Bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizligine sabir ve tahammül gösterebilmektir.

    Tasi delen suyun gücü degil damlalarin sürekliligidir...

    Güzel bakan güzel görür, güzel gören güzel düsünür,
    güzel düsünen hayattan lezzet alir.

     

    Nice insanlar gördüm üstlerinde elbise yok., nice elbiseler gördüm içlerinde insan yok.

    (mevlana)



     

    November 05

    Sana layik bir Ümmet olamadik Ya Resulullah(s.a.v.)

    selat_i tefriciye
     
    allahümmesalli selaten kamileten vesellim selamen ta'mmen ala seyyidina muhammedinillezi tenhellü bihil ugedü vetenfericü bihil kürebü ve tugza bihil hevaicu ve tunalu bihirreğaibu ve hüsnül hevatimi ve yüstesgel ğemamu bivechihil kerimi ve ala alihi ve sahbihi fi külli lemhetin ve nefesin biededei külli meğlumin lek
     bu duayı her şey için okuyabilirsiniz. başınız sıkıştığında, olmasını istediğiniz bişey için veya birine şifa olsun diye okuyabilirsiniz.tabi gerçekten hissederek.aslında en iyisi bu duayı günlük yani sürekli okumaktır bunu okuyana kötülük ilişmez işleri yoluna girer.inşallah nasiplenirsiniz
     
    Hasan Aktas

    Kurtar bizi Ey Resul (s.a.v.)

    Yetis Ya Resul (s.a.v.)
     
    Ümmetin Ümmetin
    Ne hale geldik Resul (s.a.v.)
    Aglanacak halimize
    Yetis imdat Ya Resul (s.a.v.)
     
    Hep isyan hep küfür
    Zina cogaldi Resul
    Sardi ates dört yani
    Yetis imdat Ya Resul (s.a.v.)
     
    Allah´a (c.c.) ne yüzle
    Varacagiz Ey Resul (s.a.v.)
    Düstük nefsin agina
    Yetis imdat Ya Resul (.s.a.v.)
     
    Imdat imdat Ya Resul (s.a.v.)
    Yetis Yetis Ya Nebi (s.a.v.)
    Cikar bizi zindandan
    Kurtar bizi Ey Resul (s.a.v.)
     
     
    Ilahi/Beste: Abdurrahman Önül

    Sultanlar Sultanina

    Kirmizi Güller
     
    Benim Peygamberim öyle güzel ki
    Nuru aydinlatir bütün alemi
    Onun sevdasina öter bülbüller
    Ona asik olmus Kirmizi Güller
     
    Kirmizi Güller Kirmizi Güller
    Muhammed (s.a.v.) askina boynunu büker
    Kirmizi güller Kirmizi Güller
    Muhammed (s.a.v.) askina hu cekip inler
     
    Benim Peygamberim öyle güzel ki
    Nuru aydinlatir bütün alemi
    Onun sevdasina öter bülbüller
    Ona asik olmus Kirmizi Güller
     
     
     
    Ay Yüzlü Peygamber´im (s.a.v.)
     
    Ay yüzlü Peygamber´im
    Senden daha üstünü yok
    Gül yüzlü Peygamber´im
    Senden daha güzeli yok
     
    Sana asik oldu Isa (a.s.)
    Gipta etti Sana Musa (a.s.)
    Kainatta her ne varsa
    Dedi Ente Resulullah (s.a.v.)
     
    Ümmetinin Gözbebegi
    Yaradanin ise en cok Sevdigi
    Hasan Hüseynin Dedesi
    Sensin alemlerin Efendisi
     
     
     
     
     Ilahi/Beste: Abdurrahman Önül