Ufukta günün kızıl çiçegi açmak üzere. Vaktin rahmine sabahın nutfesi düştü az önce. Gecenin toprağında saklı ışıktan tohumlar başlarını uzatıyor. Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yokluğun karanlığında yitiktin. Unutulmuşluk toprağına gömülü bir tohumdun. Kimsenin adını bilmediği, hatırını saymadığı bir yetimdin. Hatırla ki, unutulmuşluğun toprağında Rabbin seni unutmadı. Rabbin seni sahipsiz de bırakmadı. Rabbin seni yokluk gecesinden varlığın ufkuna eriştirdi. Taze bir bahar gibi gün yüzüne çikardi bedenini. Ete kemiğe bürüdü ruhunu. Gülden tebessümler giydirdi yüzüne. Şimdi seher vakti. Göz kapaklarının ardından kaç. Gafletin gecesinden uyan. Aç gözlerini sehere. Aç kalbini Rabbine. Uyan. Uyan, yan ve an seni hiç unutmayan Rabbini. Güneş ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel. Herkes unutsa bile seni unutmayan Rabbini herkesin O’nu unuttuğu anda ananlardan ol. Haydi kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin[asm].
Şimdi sabah! Şimdi sabah namazı vakti... Ögle Namazı Vakit ögle. Gün ortası. Dünya telaşindasın. İşler yoğun. Yarım kalmış ne kadar iş var! Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey. Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak. Ne kadar çok vazgeçilmezin var! Ne kadar vazgeçilmezsin! Oysa dünya seni pek umursamıyor. Sessizce akıp gitmede sonsuz uzayda.. Telaşlarına inat uzakta bir kelebek yavaş yavaş kozasından çikmada. Ötelerde bir insan son nefesini vermekte sessizce.. Bir bebek ilk kez gülümsemekte annesine...
Vakit ögle... O kadar gürültü var ki ortalıkta.. Kalbinin sesini duyamıyorsun bile. Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin. Telaşların arasından sıyrıl, ruhuna yer ayır. Ebedî sükûnete hazırla kendini. Kalbini sonsuzluğa bitiştir. Alnını secdeye değdir. Şimdi ögle namazı vakti!
İkindi Namazı Vakit ikindi. Gün ihtiyarladı. Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Zaman ırmağı ikindinin çaglayanindan dökülüyor şimdi. Ayrılığı söylüyor hece hece. Hüzün renkli bulutlar sardı göğü. Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale doğru akıyor ışıklar. Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor. Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlıyorsun. Öbür kıyısındasın artık hayat nehrinin. Bundan sonra vaadi yok sana zamanın. Yokuş aşağı akıyor kalbin. Vakit ikindi. Kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları. Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşi. Zamanın hükmü ağırlaşiyor üzerinde. Gün daha kısa geliyor artık. ''Yemin olsun ki ikindi vaktine. Hüsrandadır insan.'' Şimdi anlıyorsun. Çünkü, yokuş aşağı akıyorsun. Dalından kopuyorsun. Hoyrat bir rüzgâr artık zaman. Geriye kalan ancak iman. Şimdi ikindi vakti. Secdeye koy alnını. Eğil Zamanın Sahibinin önünde. O’na konuş; dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece hece.
Akşam Namazı Vakit akşam. Gün ölmek üzere. Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden. Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın. Kara kefenini giyiniyor gün. Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor. Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün. Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek. Senin de kıyametin kopacak. Şimdi akşam. Ölmeden önce bil ölecegini ki, yaşatıldığını farkedesin. Herkesin senden uzaklaşacağı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşip Rabbine yanaşasın. Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.. Herkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacak. Hatırını yalnız O bilecek. Sen de O’nu an şimdi. Şimdi akşam namazı vakti...
Yatsı Namazı Vakit Yatsı. Gün çoktan öldü. Güneş ışıklarını topladı. Gece hükmediyor âleme. Güneşin saltanatı bitti. Işiklar tükendi ufuklarda. Renkler ellerini çekti eşyadan. Gül soldu, gün soldu. Göğe yöneldi gözler. Hatırla ki, Sen de unutuşun kara gecesine yuvarlanacaksın. Bir adın kalacak geriye. Bir mezar taşin hatırlayacak belki Seni. Belki o da unutacak.
Şimdi gece... Sabaha çok var. Işik uzaklarda. Yokluğun gecesinde, adın bile unutulmuşken, kimden meded umarsın sor kendine? Kim Sana hayat vermişse, kurumuş kemikleri toplayıp dirilten de O elbette. Söyle kendine. Söyle kendine ki, çoklarinin Seni unuttuğu bu gece, Sen de herkesin unut, O’nu hatırla. Söyle kendine ki, çoklarinin ışıklara kanıp sahte renklerin kuyularına daldığı bu gece, Rabbini an, Rabbine kan, Rabbine uyan. Şimdi yatsı zamanı vakti.
Ama biliyorum böylesi serefli bir misafire evimizin en güzel odasini açacagimizi, Yemeklerimizin en iyisini sunacagimizi. Ve inandirmaya çalisacagimizi, O'nu evimizde görmekten dolayi duydugumuz hazzi.
Yoksa O'nu içeri davet etmeden önce o sabah aldiginiz gazeteleri ve dergileri çabucak toplayip, Kanepenin altina mi atacaksiniz? Peki açik mi birakacaksiniz pembe dizi oynayan televizyonunuzu?
Kimbilir belki de agzimizdan hiç çikmamis olmasini dilerdik, Gün içinde ediverdigimiz bir sürü yalanin ve hakaretin.
Peki ya kasetlerimizi, hizli müziklerimizi, yeni çikan starlarin son albümlerini de ortaliktan kaldiracakmiyiz bi çirpida? Belki de onlarin yerine yillardir raflarda boynu bükük bekleyen kitaplarimizdan serpistirecegiz ortaliga
Peki hemen evimize girmesine izin verecek miyiz? Yoksa 'nolur bi dakika' diye yalvararak kapýda, Hangisini kaldirayim, neyi yok edeyim, nasil gizliyeyim diye kosturacak miyiz evimizin içinde binbir telasla???
Merak ediyorum....
Eger Peygamber(s.a.v) bikaç günlügüne bizimle birlikte yasasa; Yapmaya devam eder miyiz herzaman yaptigimiz isleri?
Mesela götürebilecek miyiz yanimizda her gittigimiz mekana O'nu da? Tanistirmaktan onur duyacak miyiz en yakin arkadaslarimizla?
söyle diyelim yada;
O gelince bikaç günlügüne deðiþmeli mi planlarimiz ve hayatimiz?
simdi söyleyelim birbirimize açik yüreklilikle;
Kalmasini ister miyiz hayatimizin sonuna kadar bizimle? Yoksa rahat bi nefes mi aliriz ziyareti bitipte çabucak gidiverdiginde? Gerçekten bilmek ilginç olabilir degil mi??
"Dünyada tipki bir garip, hatta bir yolcu gibi ol. Vatanindan, aile ocagindan ayri düsmüs bir garibin akli fikri hep yurdunda ve sevdiklerinde olur. Sen de bu dünyada kendini bir garip say ve asil yurdun olan ahireti düsün! Bitip tükenmeyen nimetlerle dolu, o cicekleri, solmayan diyari düsün! Hatta kendini garip saymak da yeterli degil, zira yurdundan, yuvasindan ayri düsen adam, bir süre kalacagi gurbet diyarina gönül baglayabilir. dünyaya gönül baglamak dogru degil, kendini yolcu say! Uzun bur sefere cikan akli, fikri varacagi menzilde olan bir yolcu gibi davran! Zira böyle bir yolcu, ugradigi yerlerdeki güzelliklere gönül baglayip kalmaz. Asacagi sarp daglari, gececegi engin vadileri ve oralarda kendisine bekleyen tehlikeleri hatirlayip ürperir. Hic bir yerde durmadan yoluna devam eder. Iste sen böyle bir yolcu oldugunu düsün!
Bir de sunu unutma: vatana döndügün zaman seni sevenler eline bakacaklar. Bakalim bize ne getirdi, diyecekler. Bu gercegi düsünerek vatana yani ahiret yurduna eli bos dönmemeye bak!
Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi, Hayalin gönlümün tepelerinde gezindi; Bu bir serap olsa da hafakanlarım dindi.. Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi.
Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam, Ruhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam; Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam.. Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam.
Anladım vaslına ermek için artık çok geç, Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek; İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek.. Anladım vaslına ermek için artık çok geç...
Kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken adından, Ne olur Sana ulaşmam için kanadından; Bana bir tüy ver pervaz edeyim hep ardından.. Kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken adından
Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül; Gel a
ğlayan gözlerimin içine gül!. Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül!
Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım, Bir kor saç içime ocaklar gibi yanayım;
allahümmesalli selaten kamileten vesellim selamen ta'mmen ala seyyidina muhammedinillezi tenhellü bihil ugedü vetenfericü bihil kürebü ve tugza bihil hevaicu ve tunalu bihirreğaibu ve hüsnül hevatimi ve yüstesgel ğemamu bivechihil kerimi ve ala alihi ve sahbihi fi külli lemhetin ve nefesin biededei külli meğlumin lek
bu duayı her şey için okuyabilirsiniz. başınız sıkıştığında, olmasını istediğiniz bişey için veya birine şifa olsun diye okuyabilirsiniz.tabi gerçekten hissederek.aslında en iyisi bu duayı günlük yani sürekli okumaktır bunu okuyana kötülük ilişmez işleri yoluna girer.inşallah nasiplenirsiniz